13 Eylül 2008 Cumartesi
aleksitimiğim...
ne kadar zamanımı bu şekilde yaşayarak geçirdiğimi bilmiyorum. ama 5 seneden daha az değil. yaklaşık 1 sene önce isminin aşırı derecede duygu kaybı olduğunu öğrendim. bi ismi olduğuna sevindim :) ayrıntınları hakkında tek bi fikrim yoktu. duyguların kayıp dedi. tek bildiğim evet duygularım kayıp ve bütün bu olanların sebebini ona bağlamıştım... yaklaşık 2 hafta önce de aleksitimi ile tanıştım, kendi kendime internet üzerinde araştırma yaparak teşhis koydum. bu araştırmalarla bütün taşlar yerine oturmuş oldu. neden niçin nasıl gibi sorularıma cevaplar bulmuştum. en azından kim olduğumu biliyorum artık. aleksitimiğim...
8 Eylül 2008 Pazartesi
Aleksitimi nedir?
30 yıl önce keşfedilmiş bir kavram aleksitimi. Türkçe karşılığı duygu sağırlığı. Aleksitimik kişiler ne kendilerine yönelik heyecanlarını, üzüntülerini öfke ve sevgilerini belli ediyor, hatta hissedemiyor bile, ne de karşılarında iletişim içinde oldukları insanlarla empati kurabiliyorlar. Kendi duygularını bile tanımlamakta zorluk çekerken çoğu zaman karşılarındaki kişilerin ne durumda oldukları onları hiç ilgilendirmiyor. Duygularını dile getirme yetenekleri olmadığı için bu durumdan duydukları rahatsızlıkları, vücutlarında bir hastalık olarak ortaya çıkıyor. Mesela kızgınlığını, öfkesini,sevgisini dile getirmediği için yoğun baş ağrısı yaşayabiliyor, kalp hastalığına yakalanmışcasına nefesi daralabiliyor. Hayal kurma gibi bir lüksleri olmayan aleksitimiklerin aynı zamanda aşk yaşamlarından bahsetmekte zor. Onlarla ilişkideki insanlar bu anlamda çok fazla özveride bulunmak durumunda. Bir anlamda hayata karşı nötr durumda olan aliksitimiklerin üç temel özelliği var. Birincisi, bu kişiliklerin kendi duygularını tanımlamakta, onları bedensel duyumlardan ayırmakta güçlük çekmeleri, ikincisi duygularını dışarıya yansıtmakta ciddi oranda sıkıntı yaşamaları ve üçüncüsü ise somut düşünmeyi becerememeleri.